| 01:48 |
|
|
- o zamanlar buralar böğürtlen çalılıklarıyla doluydu. mahallenin bütün çocukları birbirimizle yarış edercesine böğürtlen toplardık. çoğu zaman kuşlarla kavga ederdik. sürekli onlar kazanırdı. bizse avuçlarımızdaki çiziklerimizle kalırdık. her yanımızda kan sızıntıları olurdu. hep de en güzelleri en uçlarda olurdu.
yaşamak gibi.
yaşamaya uzanmaya çalışmak gibi.
uzanırken bir şeyleri unutmak gibi.
dalların en ucundaki böğürtlenlere uzanmak anlatılmamış bir gize sahip olmaktı bizim için. belki de bu yüzden kanardı avuçlarımız. kim bilir belki de
bir güzellik içindi uzanışlarımız.
yani bir güzelliği yaşıyorduk da güzellik ne demekti bilmiyorduk.
murat çelik - gülziya
yaşamak gibi.
yaşamaya uzanmaya çalışmak gibi.
uzanırken bir şeyleri unutmak gibi.
dalların en ucundaki böğürtlenlere uzanmak anlatılmamış bir gize sahip olmaktı bizim için. belki de bu yüzden kanardı avuçlarımız. kim bilir belki de
bir güzellik içindi uzanışlarımız.
yani bir güzelliği yaşıyorduk da güzellik ne demekti bilmiyorduk.
murat çelik - gülziya