00:18

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın Adıyla
1. İlâhî! Günahlar beni dilsiz etti. İsyanımın
çokluğu yüzünden mahcubum. Gafletin şiddeti
ise sesimi kıstı. Senin rahmet kapını çalıyor ve
Senin mağfiret kapından sana sesleniyorum:
2. Ey rahmeti her şeyi kuşatan ve ey her şeyin iç
yüzü ve mahiyeti elinde bulunan Zat, ey hiçbir
şey Kendisine zarar veya fayda veremeyen Zat, ey
hiçbir şey Kendisine galebe edemeyen ve hiçbir
şey Kendisinden kaçıp gizlenemeyen, hiçbir şey
Kendisine ağır gelmeyen ve hiçbir şeyin
yardımına muhtaç olmayan, hiçbir şey Kendisini
bir başka işten alıkoyamayan, hiçbir şey Kendisine
benzemeyen, ve hiçbir şey Kendisini hiçbir
şeyden âciz bırakamayan Zat!
Beni hiçbir şeyden hesaba çekmeyecek şekilde her
şeyimi bağışla.
3. Ey her şeyi alnından tutup kudretine boyun
eğdiren ve her şeyin anahtarları elinde bulunan
Zat, ey her şeyden önce var olan Evvel, her şeyden
sonra bâkî kalan Âhir, her şeyin üstünde olan
Zâhir, her şeyin iç âlemlerine ve derinliklerine
nüfuz eden Bâtın, kudret ve galebesi her şeyin
üstünde bulunan Kàhir!
Benim her şeyimi bağışla. Şüphesiz Senin her
şeye kudretin yeter.
4. Ey her şeyi her hâliyle bilen Alîm ve her şeyi
kuşatan Muhît ve her şeyi hakkıyla gören Basîr, ey
her şey her an müşahedesi altında olan Şehîd ve
her şeyi görüp gözeten Rakîb ve ilmi her şeyin
bütün inceliklerine nüfuz eden Lâtif ve her
şeyden hakkıyla haberdar olan Habîr!
Beni hiçbir şeyden hesaba çekmeyecek şekilde,
günah ve hatâ olarak her neyim varsa hepsini
bağışla. Hiç şüphesiz, Senin her şeye kudretin
yeter.
5. Allah'ım, gafletten ve kötü arzularımdan Senin
haşmetinin izzetine ve izzetinin haşmetine, Senin
saltanatının kudretine ve kudretinin saltanatına
sığınırım.
6. Ey kurtuluş isteyenlerin sığındığı zat olan
Allah'ım!
Beni şeytanî şehvetlerden kurtar; beşeriyetin kötü
hallerinden temizle; Peygamberin olan
Muhammed'i (s.a.v.) sıddıkiyet muhabbetiyle
bana sevdirmek suretiyle beni gaflet paslarından
ve cehalet vehimlerinden tertemiz kıl. Öyle ki,
bencillik yok olsun ve Allah'ın minnet denizinde
Allah'ın nimetlerine gömülmüş, Allah'tan
alıkoyan her meşguliyete karşı Allah'ın kılıcıyla
muzaffer olmuş, Allah'ın yardımına mazhar
olmuş ve Allah'ın korumasıyla korunmuş mahfuz
olarak her şey Allah için, Allah ile, Allah'a ve
Allah'tan olsun.
7. Ey Nurların Nuru, ey bütün sırların Âlimi, ey
gecenin ve gündüzün Müdebbiri, ey Melik, ey
Azîz, ey Kahhâr, ey Rahîm, ey Vedûd, ey Gaffâr,
ey gayb âlemlerini her hâliyle bilen, kalpleri ve
gözleri dilediği gibi halden hâle çeviren, ey
ayıpları örten ve ey günahları bağışlayan!
Günahlarımı bağışla; sebeplerin baskısına mâruz
ve bütün kapılar yüzüne kapanmış ve doğru yolda
olanların yolundan gitmek kendisine zorlaşmış ve
bir kazanç elde edemeden ömrünü ve nefsini
gaflet ve günah meydanlarında boşuboşuna
harcamış olan kuluna merhamet et.
8. Ey dua edildiğinde cevap veren, ey hesapları
sür'atle gören, ey Kerîm, ey Vehhâb!
Hastalığı büyük ve şifası zor, çaresi zayıf ve belâsı
kuvvetli olan ve Senden başka sığınacak ve ümid
edecek kimsesi bulunmayan kuluna merhamet et.
İlâhî, derdimi, üzüntümü ve şikâyetimi Sana arz
ediyorum. İlâhî, Senin dergâhında delilim,
ihtiyaçlarımdır; azığım ise fakirliğim ve
çaresizliğimdir. İlâhî, Senin cömertlik
denizlerinden bir damla bana yeter; Senin af
nehirlerinden bir zerre bana kâfi gelir.
9.Ey Vedûd, ey Vedûd, ey Vedûd, ey şan ve şerefi
her şeyden yüce olan Yüce Arş'ın Sahibi, ey
Mübdi', ey Muîd, ey her şeyi dilediği gibi yapan
(Fa'âlün limâ Yürîd!)
Arşının rükünlerini kaplayan nurun hürmetine,
bütün varlıkları boyun eğdiren kudretin
hürmetine ve her şeyi kuşatan rahmetin
hürmetine Senden istiyorum. Senden başka ilâh
yoktur, ey Muğîs, bize imdad et.
Ve bütün ömrüm boyunca işlediğim bütün
günahları
ve lisanımın hatâlarını rahmetinle bağışla,
ey Erhamü'r-Râhimîn. Âmin.
Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah'ım
Sana mahsustur.

cevşen-i kebir
21:56

"Gayb"a imanı olmayanın "iyilik" üretmesi imkansızdır. Varlığı/nı bulduğundan ve bildiğinden ibaret gören birinin, kendisi dışında birilerini düşünmesi gerekmez. Elinde sadece "kendisi" vardır, "öteki"ler için bir şey yapmak, bir şeyler vermek zorunda değildir. Üstelik önünde bir "hesap günü" de yok sanıyorsa, niye kimselerin görmediği yerde de güzel işler yapsın, niye çıkarından vazgeçsin? Yüzünü Allah'ın vechine dönük bilmeyenin, ister istemez, iki yüzü olur. Biri "başkaları"nın gördüğü yüz, diğeri "kimsenin görmediği" yüz. Her an her yerde Allah'ın vechine yönelmiş bir yüz, her an her yerde bir yüz olur. Sözün özü; bir dünyası olanın iki yüzü olur, iki dünyası olanın yüzü bir olur. Ya nifak ehli (bir dünyalı iki yüzlü) oluruz ya infak ehli (iki dünyalı bir yüzlü)...

senai demirci
19:01

Tedbir almaktan vazgeç! Başkasının -Allah'ın- senin için yerine getirdiği işi kendine yükleme.
Zamanı belirlenmiş bile olsa verilen sözün yerine gelmemesi seni kuşkuya düşürmesin. Çünkü kuşku, basireti yok eder ve sırrın nurunu söndürür.
Varlığını bilmezlik toprağına göm. Toprağa gömülmeyen tohum filizlenemez. Filizlense de tam sonuç vermez.
Kalp için hiçbir şey kendisiyle tefekkür meydanlarına girilen yalnızlık (uzlet) kadar yararlı değildir.
Sana Allah'ın kahrını bildirecek kanıt; indinde varlıkların hiçbir gerçekliği olmayan nesnelerle gözlerini perdeleyerek, seni, kendisini müşahede etmekten mahrum etmesidir.
Allah'tan seni içinde bulunduğun bir halden başka bir hale aktarmasını isteme. Eğer o dileseydi, seni bulunduğun halden çıkarmaksızın dilediği diğer bir halde de bulundurabilirdi.
Allah'a gidenler, O'na yönelmenin nuruyla hidayet buldular. Yüz yüze gelmenin nurları ise O'na ulaşanlar içindir. Allah'a gidenler nurlar için; nurlar ise ulaşanlar içindir, başka bir şey değil. " Allah de, sonra da onları bulundukları sapıklıkta bırak, oynasınlar." (6/91)
Her türlü günahın, gafletin, şehvetin temeli nefisten razı olmak; olmamaksa her ibadetin, uyanıklığın, iffetin temelidir.
Allah'ın gidereceği bir ihtiyaç için başkasına dilekte bulunma. O'nun senin için vermediğini başkası nasıl verebilir? Kendi ihtiyacını gidermekten aciz olan başkasına nasıl güç yetirebilir?
Bir varlıktan diğerine gidip durma. Dolap beygirine dönersin. O ki, gittiği sandığı yerler az önce geçtiği yerlerdir. Varlıktan, onları yaratana doğru yürü. "Doğrusu son varış Rabbinedir." (53/42)
Yapıp etiklerimizin güzelliği, hallerimizin güzelliğinin bir sonucudur. Hallerimizin güzelliği ise kalplere inen makamların gerçekleşmesinden dolayıdır.
Kalbin ölüm belirtisi: Kaçırılan ameller için üzülmeme, işlenen suçlardan dolayı pişman olmamak…
Alçaklık ağacının dalları ancak açgözlülük ve tamah çekirdeğinde boy atar.
Sahip olmak için şiddetle istediğin nesnelerin tutsağı, istemediğin şeylere karşı ise özgürsün.
Hiçbir şey kuruntuların kadar sürüklememiştir seni.
Her sorulana cevap vereni, her gördüğünü anlatanı, her bildiğini söyleyeni görürsen onun bilgisizliğini anla.
Ahiret evi mümin kulları mükâfatlandırmak için yaratılmıştır. Çünkü bu dünya Allah'ın onlara vermek istediklerini taşıyamaz. Hem de onların değerini, kalıcı olmayan dünyada mükâfatlandırmaktan yüce tutmuştur.
Allah'tan dilediğin şeylerin en hayırlısı, O'nun senden istediğidir.
Bu dünya yurdunda yapacağın iş, O'na perde olan evren konusunda düşünmendir. Öbür dünyada ise O'nun zatının yetkinliği sana gösterecektir.
Her şey ilahî iradeye dayanır. O irade ise hiçbir şeye dayanmaz.
İstikamet sahibi, istikametinde kemale ermemiş olsa bile, kerametle rızıklanabilir.

hikmetler kitabı - ataullah iskenderi