14:20

...
Tanrı'ya inanmayan dinsiz insanlardan şimdi daha çok korkuyorum dostum, diye sözüne devam etti. Aleksandır Semianoviç, şimdiye kadar bir tane bile dinsiz insanla karşılaşmadım. Hep telaşlı insanlar gördüm. Bence en uygun söz budur, onu daha iyi anlatabilmek için. Bu insanların nasıl bir yaratık olduğunu anlamak çok zordur. İçlerinde her çeşit insanı bulmak mümkündür. Sıradan halktan başla, en bilginine kadar git, bunları kolayca bulursun. Ortak yönleri dediğim gibi hep telaşlı olmaları. Bunlar kitap okuyor, sonra da ileri geri konuşuyor, görüşlerini topluma yutturmaya çalışıyorlar. Fakat şaşkın ördek gibiler, hiçbir konuyu çözebilecek beceride değiller. Bazısı öyle yayılmıştır ki kendisini bile göremez olmuştur. Kimisi taştan daha sert hale gelmiştir, kafasındaysa bin bir hayal dolaşmaktadır. Kimisi de hem duygusuz hem alçaktır, yeter ki doyasıya alay etsin. kimisi kitapların içinden sadece çiçeklerini seçmiştir. Bir şey daha söyleyeyim: Onlar daha çok can sıkıntısı duyarlar! Küçük bir insan yokluk içindedir, ekmeği yoktur, çocuklarını barındıracak bir yer bulamaz, sert samanın üzerinde yatar, ama kalbi neşeyle doludur, hafiftir günah da işler, kabalık da eder, ama kalbinde yine hafiflik vardır. Büyük adam ise tıka basa yer, içer, altın babasıdır, kalbindeyse hep aynı can sıkıntısı durur... Kimisi bütün bilimleri öğrenmiştir, ama can sıkıntısından kurtulamaz. Benim düşünceme göre insanın aklı çoğaldıkça, can sıkıntısı da artar. Şunu ele alalım, dünya kurulalı insanları okutuyorlar, ama iyi ne öğretebildiler, dünyanın en güzel, en neşeli, bütün sevinçlerle dolu bir yer olduğunu mu? Bir daha tekrar edeyim: İnsanlarda ruh güzelliği yok, olmasını da istemiyorlar, hepsi mahvolmuşlar, ancak herkes kendi mahvolmuşluğuyla övünüyor, biricik gerçeğe başvurmayı da akıl etmiyorlar, Tanrı'sız yaşamaksa işkenceden başka bir şey değildir. sonuç medenileştikçe medeniyete lanet ederiz, kendimiz de bunun farkında olmayız. ama ne çare baş eğmeyen insan olamaz; böyle bir insan, herhangi bir insan dünyada yaşayamaz. Tanrı'ya inanmaz, ağaçtan, altından yahut da başka uydurma bir Buda'ya tapmaya başlar. Buda'ya tapanların hepsi dindar insanlardır, dinsiz değillerdir, onları öylece kabul etmek bizim için en doğru iştir. E, Tanrı'yı tanımayan da vardır, olmaz olur mu hiç? Gerçekten dinsizler var, ancak onlar berikilerden daha korkunçtur. Çünkü dillerinden Tanrı adını düşürmezler. Bir çok defa onlardan konuşulduğunu duydum, ama kendileriyle hiç karşılaşmadım. Var dostum, böyleleri de var, hem öyle sanıyorum ki olmaları da bizim için olmazsa olmaz bir olgu.
...
delikanlı - dostoyevski