| 11:20 |
|
|
Türkiye’de yaşayan insanların çoğu yakınlarındaki veya yakın oldukları insanları düşünceli görmek istemez. Eğer görürlerse bu durumun hemen son bulması için müdahale ederler. “Düşünme!” diye seslenirler ona. Arkasından bu tavsiyelerinin gerekçesini sunmakta gecikmezler: “Düşünmenin geçinmeye faydası yok!” Siz eğer hayatınızda böylesi bir tenakuza yer vermemiş iseniz bu olayın şahidi olur olmaz düşünmeye başlarsınız: Sahiden düşünmenin geçinmeye faydası yok mu?
Düşünmeyi ister felsefeye dalmak anlamında kullanın, isterseniz dertlenmenin bir çeşidi kabul edin veya tefekkür etmek, itikafta bulunmak sizin için düşünmek anlamına gelsin, düşünmenin geçinmeyle bağlantısı konusunda Türklerin çoğunluğunun isabetli bir yaklaşım sahibi olduğuna karar vereceksiniz. Geçinmeyi ister hayatını idame ettirmenin mali imkanlarına sahip olmak anlamına alın, isterseniz iki veya daha çok insan arasındaki sürtüşmesiz beraberliğin adı geçinmedir deyin, çoğunluğun düşünme ile geçinme arasında kurdukları bağlantıdaki isabete halel gelmediğini teslim etmeniz gerekecek. Hem düşün, hem geçin. Günümüzdeki şartlar altında ikisini aynı anda yapmak mümkün değil.
Neden düşünmenin geçinmeye faydası yoktur? Çünkü düşünmek bizi teemmülatata değerli olan değersiz olan arasındaki farkın uzayına götürür. Halbuki geçinmek için elimizi çabuk tutmak, değerliyle değersiz arasındaki farkı en aza indirmek zorundayız. Kazandığım paranın ne kadarını hak ediyorum diye düşündünüz mü geçinecek parayı kazanma fırsatını elden kaçırırsınız. İnsanlar önce kazançlarının geçinmelerine yetip yetmediğine dikkat eder. Üzümü yerler ve bağını sormazlar. Çünkü girdiğiniz kavgada bir an hasmımı yere sersem mi sermesem mi diye düşünecek olursanız gözünüzün ortasına yumruğu yersiniz. Amaç geçinmek olunca düşünmeyi geride bırakmış olmanız gerekiyor. Öyle ki geçime yarayacak şeylerin hiçbirini düşünceden etkilenmediğini, yani düşünce vizesi almadan karşınıza çıktığını kabul etmezseniz vakit geçmeksizin iflas edersiniz. Geçinmek uğruna eğrilerin o kadar da eğri olmadığını doğruların da o kadar doğru olmadığını kabul etmekten başka çareniz yok. Oysa ki düşünmek size eğrilerin ne kadar eğri, doğrularınsa ne kadar doğru olduğunu temyiz etme hasleti kazandırırdı.
Tercihimiz düşünmek olursa hayatımıza geçinmek için gereken dikkati sarf etmeniz mümkün olmaz. Biz düşündükçe geçim vasıtalarımızdaki yanlışlıktan rahatsız olmaya başlayacağız. Düşünmeseydik geçinmek için göze aldığımız hareketlerdeki çarpıklık hiç belli olmayacaktı. Düşünen bir insanın güzellik karşısındaki hassasiyeti artacağı için alelâde ortamlara uyum sağlaması da zorlaşır. Bu uyumsuzluğun bir de adı geçimsizliktir.
ismet özel - düşünmenin geçinmeye faydası yok mu?
Düşünmeyi ister felsefeye dalmak anlamında kullanın, isterseniz dertlenmenin bir çeşidi kabul edin veya tefekkür etmek, itikafta bulunmak sizin için düşünmek anlamına gelsin, düşünmenin geçinmeyle bağlantısı konusunda Türklerin çoğunluğunun isabetli bir yaklaşım sahibi olduğuna karar vereceksiniz. Geçinmeyi ister hayatını idame ettirmenin mali imkanlarına sahip olmak anlamına alın, isterseniz iki veya daha çok insan arasındaki sürtüşmesiz beraberliğin adı geçinmedir deyin, çoğunluğun düşünme ile geçinme arasında kurdukları bağlantıdaki isabete halel gelmediğini teslim etmeniz gerekecek. Hem düşün, hem geçin. Günümüzdeki şartlar altında ikisini aynı anda yapmak mümkün değil.
Neden düşünmenin geçinmeye faydası yoktur? Çünkü düşünmek bizi teemmülatata değerli olan değersiz olan arasındaki farkın uzayına götürür. Halbuki geçinmek için elimizi çabuk tutmak, değerliyle değersiz arasındaki farkı en aza indirmek zorundayız. Kazandığım paranın ne kadarını hak ediyorum diye düşündünüz mü geçinecek parayı kazanma fırsatını elden kaçırırsınız. İnsanlar önce kazançlarının geçinmelerine yetip yetmediğine dikkat eder. Üzümü yerler ve bağını sormazlar. Çünkü girdiğiniz kavgada bir an hasmımı yere sersem mi sermesem mi diye düşünecek olursanız gözünüzün ortasına yumruğu yersiniz. Amaç geçinmek olunca düşünmeyi geride bırakmış olmanız gerekiyor. Öyle ki geçime yarayacak şeylerin hiçbirini düşünceden etkilenmediğini, yani düşünce vizesi almadan karşınıza çıktığını kabul etmezseniz vakit geçmeksizin iflas edersiniz. Geçinmek uğruna eğrilerin o kadar da eğri olmadığını doğruların da o kadar doğru olmadığını kabul etmekten başka çareniz yok. Oysa ki düşünmek size eğrilerin ne kadar eğri, doğrularınsa ne kadar doğru olduğunu temyiz etme hasleti kazandırırdı.
Tercihimiz düşünmek olursa hayatımıza geçinmek için gereken dikkati sarf etmeniz mümkün olmaz. Biz düşündükçe geçim vasıtalarımızdaki yanlışlıktan rahatsız olmaya başlayacağız. Düşünmeseydik geçinmek için göze aldığımız hareketlerdeki çarpıklık hiç belli olmayacaktı. Düşünen bir insanın güzellik karşısındaki hassasiyeti artacağı için alelâde ortamlara uyum sağlaması da zorlaşır. Bu uyumsuzluğun bir de adı geçimsizliktir.
ismet özel - düşünmenin geçinmeye faydası yok mu?