23:50

...
HAMLET
Ver bakayım bana. (Kafayı alır)
Vah zavallı Yorick! Ben tanırdım onu, Horatio, şakalarının tadına doyulmazdı; ne ince hoşlukları olan bir adamdı. Kaç kez sırtında taşımıştır beni. Şimdiyse ne iğrenç geliyor bana! Yüreğim bulanıyor baktıkça. Şurasında dudakları vardı, kim bilir kaç kez öptüğüm. Nerde o şakaların şimdi? O hoş deliliklerin, türkülerin? O birden sofrayı kahkahalara boğan parlak buluşların? Bir teki kalmadı mı kendi sırıtışınla alay edecek? Hiç mi çenen kalmadı? Hadi, koş kraliçenin odasına; git, de ki yüzüne parmak kalınlığında boyalar da sürse boşuna, bu hale gelecek sonunda. Güldür bakalım onu bununla. Kuzum, Horatio, bir şey soracağım sana.


HORATIO
Nedir efendimiz?

HAMLET
İskender de bu hale gelmiş midir dersin toprakta?

HORATIO
Gelmiştir tabii.

HAMLET
Kokmuş mudur böyle? Püf ! (Kafatasını atar)

HORATIO
Kokmaz olur mu?

HAMLET
Kim bilir ne aşağılık işlerde kullanırlar da bizi, Haratio!
İskender'in soylu kalıntısının döne dolaşa sonunda bir fıçıya tıkaçlık ettiğini düşünemez mi insan?

HORATIO
Böyle düşünmek biraz fazla dolambaçlı düşünmek olur.

HAMLET
Yo, hiç de değil. Olmayacak şeylere kaçmadan şöyle düşünebiliriz örneğin: İskender ölüyor, gömülüyor, çürüyüp toprak oluyor, bu toprak da balçık. Şimdi bu balçıkla, ki İskender var içinde, niçin fıçı tıkacı yapılamasın?


Koca imparator Sezar ölüp toprak olunca
Bir deliği tıkayabilir rüzgâra karşı
Ey bir zamanlar dünyayı titreten kasırga
Şimdi duvarda harç, kışın soğuğuna karşı.
Ama dur! Gel şöyle! Kenara çekilelim! Kral geliyor.
....

hamlet, 5. perde ilk sahneden - shakespeare