23:57

HAMLET - Yaptığı işin farkında değil mi bu adam? Türkü söylüyor mezar kazarken

HORATIO - Alışmış, umursamıyor artık

HAMLET - Doğru, az iş gören ellerin duyarlığı daha fazla oluyor.

BİRİNCİ MEZARCI -(Türkü söyler)

Yıllar geçti sinsice sezdirmeden

Yaşını büktü belimi

Attı beni karaya denizlerden

Bir var bir yokmuş gibi.

(Bir kafatası çıkarıp atar.)

HAMLET- Bu kafanın bir dili vardı içinde, türkü söylerdi bir zaman. Herif nasıl kal­dırıp atıyor şimdi yere, Kabil’in eşeğinin çene kemiğiymiş, ilk cinayetin aletiymiş gibi. Belki de bir politikacının kafatası bu hayvan herifin fırlatıp attığı. Oysa, adam sağlığında kendini Tanrı’dan daha akıllı sanmış olabilir, olamaz mı?

HORATİO - Hem de nasıl, efendimiz!

HAMLET - Ya da dalkavuk saraylının: Ah canım efendim, günaydın efendimiz, afi­yettesiniz inşallah, sevgili efendimiz? diye diller dökerdi. Falan Lordumu­zun atını, belki hediye eder diye öve öve bitiremeyen falanca Lordumuzun kafatası olamaz mı?

HORATIO - Olabilir.

HAMLET - Neden olmasın? Evet ya! Ama şimdi kurt sultanların emrinde, bu çene­siz, tepesini mezarcı küreği delmiş kafa. Ne yaman bir devrim bu, gören göz için. Bu kemikler böyle ayak altında olmak için mi bunca nimetlerle beslendi? Kemiklerim sızlıyor, düşündükçe.

BİRİNCİ MEZARCI - (Türkü söyler )

Kazma kürek, bir iki kazma kürek

Beş arşın kefen bezi

Çamur içinde bir delik, bir tümsek

Budur bekleyen bizi.

(Bir başka kafa çıkarıp atar.)

HAMLET - Bir tane daha. Bu da niçin bir avukatın kafası olmasın? Nerde, şimdi o kanun cambazlıkları, söz perendeleri. maddeler, fıkralar mıkralar? Nasıl kat­lanır bu kaba herifin tepesine çamurlu küreğini indirmesine? Neden bir da­va açmıyor hemen?..

(Kafayı eline alır)

Bu hazret büyük bir toprak bezirgânı olabilir: İlâmlar, senetler, ipotek­ler, intikal muameleleri, temliknameler içinde yüzerdi. Bütün o senetli sepetl­i dalaverelerin, o kanuna uygun hinoğlu hinliklerin bu otlu kurnaz kafaya kazandırdığı şu içindeki bir avuç pislik mi olacaktı? Çifter çifter sağlama bağ­ladığı kefiller, kefaletler şimdi ona, elde ettiği bunca topraklardan, eni konu iki senetlik bir yerden fazlasını sağlamış olmayacaklar mı? Tapu kağıtları bile zor sığar bu kutunun içine. Demek sahiplerinin de yalnız bu kadarcık yeri kalacaktı ha ?

HORATİO - Tıpatıp o kadar.

hamlet 5. perde, ilk sahne - shakspeare