| 20:02 |
|
|
Dünyadaki ruhlar kadar... Tanrı'ya giden yol vardır.
...
Bu büyük dünyada herkesin
tamamlaması gereken bir görevi vardır.
Bunu unutmadığın sürece,
diğerleri çok da önemli değildir.
Ama eğer bundan başka her şeyi
hatırlıyorsan,
hiçbir şey bilmiyorsun demek gibi bir şeydir.
...
Bu dünyadaki insanlar
mum ateşi önündeki
üç kelebek gibidir.
İlki ateşe yaklaşmış ve demiş ki:
Ben aşkı biliyorum.
İkincisi ateşe yavaşça
kanadıyla dokunmuş ve demiş ki:
Aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim.
Üçüncü kendini
ateşin ortasına atarak
yanarak kül olmuş.
Gerçek aşkı sadece o bilir.
...
- Seni bekliyordum.
- Beni mi bekliyordun?
- Ölümüme şahit olman için.
- Neden ben?
Ben ölümden çok korkarım...
- Kesinlikle.
Anne karnında karanlıktaki
bebeğe denseydi ki:
"Dışarıda aydınlık bir dünya var,
yüksek dağlarla dolu,
Büyük denizleri olan,
dalgalanan düzlükleri olan,
çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan,
dereleri olan,
yıldızlarla dolu bir gökyüzü
ve alevli güneşi olan...
Ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine,
Karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun... "
Doğmamış çocuk,
bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için,
hiçbirine inanmayacaktır.
Tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi.
İşte bu yüzden korkarız.
Ölüm her şeyin sonu olduğu için,
içinde ışık barındırmaz.
Ölüm nasıl olur da
başlangıcı olmayan bir şeyin sonu olur?
Hassan, oğlum,
benim düğün gecemde mutsuz olma.
- Düğün gecen mi?
- Evet. Sonsuzlukla olan evliliğimin.
bab'aziz
...
Bu büyük dünyada herkesin
tamamlaması gereken bir görevi vardır.
Bunu unutmadığın sürece,
diğerleri çok da önemli değildir.
Ama eğer bundan başka her şeyi
hatırlıyorsan,
hiçbir şey bilmiyorsun demek gibi bir şeydir.
...
Bu dünyadaki insanlar
mum ateşi önündeki
üç kelebek gibidir.
İlki ateşe yaklaşmış ve demiş ki:
Ben aşkı biliyorum.
İkincisi ateşe yavaşça
kanadıyla dokunmuş ve demiş ki:
Aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim.
Üçüncü kendini
ateşin ortasına atarak
yanarak kül olmuş.
Gerçek aşkı sadece o bilir.
...
- Seni bekliyordum.
- Beni mi bekliyordun?
- Ölümüme şahit olman için.
- Neden ben?
Ben ölümden çok korkarım...
- Kesinlikle.
Anne karnında karanlıktaki
bebeğe denseydi ki:
"Dışarıda aydınlık bir dünya var,
yüksek dağlarla dolu,
Büyük denizleri olan,
dalgalanan düzlükleri olan,
çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan,
dereleri olan,
yıldızlarla dolu bir gökyüzü
ve alevli güneşi olan...
Ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine,
Karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun... "
Doğmamış çocuk,
bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için,
hiçbirine inanmayacaktır.
Tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi.
İşte bu yüzden korkarız.
Ölüm her şeyin sonu olduğu için,
içinde ışık barındırmaz.
Ölüm nasıl olur da
başlangıcı olmayan bir şeyin sonu olur?
Hassan, oğlum,
benim düğün gecemde mutsuz olma.
- Düğün gecen mi?
- Evet. Sonsuzlukla olan evliliğimin.
bab'aziz