| 10:36 |
|
|
Ama bu dünyanın özetini çıkarmak için tek bir kelime isteseler Adem'den, buğday derdi. Çünkü dünyanın ancak bir buğday tarlası üzerinden geçen rüzgar kadar hükmü vardı. Ve Adem buğdaya ama buğday da Adem'e muhtaçtı.
Buğday ki zahmetti. Hazdı.
Sabırdı, çileydi. Meşakkatti, nimetti.
Ancak emekten sonra selametti.
O da kalıcı değil geçiciydi.
...
Gözünü açtığında etler, elini uzattığında hoş kokulu meyveler bulmaya, tahtlara yaslanıp altın bezekli koltuklara uzanmaya alışkın cennet ademinin, bir parça ekmek uğruna gözlerine duman yangını, tırnaklarının arasına is bulaştı. Alnından ter damladı. Bu ter ilk ekmeğin hamuruna karıştı.
Hamurunu Adem, hamdı, müsait hale getirdi. Közlenmiş ateşten geçirdi, pişirdi. Nihayet ilk ekmeği ortasından ikiye böldü. Kokusunu içine çekti.
Ekmek ve cennette yediği yasak meyve?
Bilmedi ki hangisi daha güzeldi.
Her defasında ekmek ateşinin karşısında yandıkça pişti Adem. Ezildikçe inceldi. Üzerine bir olgunluk geldi, önce kalbine indi, sonra gözlerinin içine yerleşti. Hoşnut oldu dünya zahmetinden Adem, dünyaya selam etti. En fazla da ekmekle dünyalık olduğunu bildi.
Ekmek dünyaydı cennet değildi. Cennette ekmeğin adı yok, cennet ayetlerinin arasında onun adı bile geçmedi.
Hayır Adem'e cennetten bir ekmek hatırası kalmış değildi.
...
nazan bekiroğlu - la
Buğday ki zahmetti. Hazdı.
Sabırdı, çileydi. Meşakkatti, nimetti.
Ancak emekten sonra selametti.
O da kalıcı değil geçiciydi.
...
Gözünü açtığında etler, elini uzattığında hoş kokulu meyveler bulmaya, tahtlara yaslanıp altın bezekli koltuklara uzanmaya alışkın cennet ademinin, bir parça ekmek uğruna gözlerine duman yangını, tırnaklarının arasına is bulaştı. Alnından ter damladı. Bu ter ilk ekmeğin hamuruna karıştı.
Hamurunu Adem, hamdı, müsait hale getirdi. Közlenmiş ateşten geçirdi, pişirdi. Nihayet ilk ekmeği ortasından ikiye böldü. Kokusunu içine çekti.
Ekmek ve cennette yediği yasak meyve?
Bilmedi ki hangisi daha güzeldi.
Her defasında ekmek ateşinin karşısında yandıkça pişti Adem. Ezildikçe inceldi. Üzerine bir olgunluk geldi, önce kalbine indi, sonra gözlerinin içine yerleşti. Hoşnut oldu dünya zahmetinden Adem, dünyaya selam etti. En fazla da ekmekle dünyalık olduğunu bildi.
Ekmek dünyaydı cennet değildi. Cennette ekmeğin adı yok, cennet ayetlerinin arasında onun adı bile geçmedi.
Hayır Adem'e cennetten bir ekmek hatırası kalmış değildi.
...
nazan bekiroğlu - la